Düne kadar "yeni dünya"nın Amerika kıtasından ibaret olduğunu sanan bendeniz, onun aynı zamanda bir meyve olduğunu da öğrendim! Bu kadar mı, tabiki hayır: bergamut, topan patlıcan, terbiye ile marine arasındaki fark vs... Saniyesinde kallavi bir "Türk" erkeğine dönüşebilen müstakbelime evet dedigim saniyeden beri "bi dakka ya ama ben hiç yemek yapmayı bilmiyorumki" dehşetiyle yaşıyorum. Bu sebeple olacak ki ayni saniyeden bu yana annemin yanında intern pozisyonda çalışmaktayım.
Fakat bu internship sadece yemek nasıl yapılırla kalmadı, yemek işi halledilmeden başka bişi yapamazsın kızım kocan aç bilaç eve gelecek empozesiyle bi çeşit asimilasyona, beyin yıkamaya da dönüştü. Öyleki kendimi tam da şu anda " Sarı trençkotum, kemik gözlüklerim ve trendy bootielerimle alışverişe mi gitsem yoksa bi tencere karnıbahar yanına bi dee tavuklu pilav mı yapsam" ikilemi içinde buldum!!!! Eyvahlar olsun!
Bu ikilemi tahmin ettiginizin aksine karnıbahardan yana kullanıp, blogumun başına geçtim işte. Yemek yapmakla ilgili en büyük problemim teoriye saplanıp kalmam! Her yemeğe ne kadar tuz atılıp kocaman görünen bi etin pişince nasıl da düdük kadar kalabildiğini anlatan bi makale, textbook ya da lecture notes neden yok!!
Diger büyük problemim de yine iktisat üzerine doktora yapan benim iktisadı mutfaga bi türlü uyarlayamıyor olmam!
Ögrendiğim tüm yemekleri becerebilmem için ölçü hassas teorisyen kimliğimden bir an önce sıyrılmam şart, yoksa annemin su bardağı, annemin kaşığı, annemin küçük teflon tenceresi olmadan afiyetli bi yemek yapamayacağım!!
Bir başka blogda babamla gerçekleştirdiğim "Büyük Marketlerde Ekonomik Alışveriş Nasıl Yapılır" konusunu iredeleyeceğim: aynı alışveriş listesini alıp bir taraftan benim tek başına yaptığım bir taraftan da babamın kendi yaptığı alışverişte kasada bulustuğumuzda fiyat-ağırlık arasındaki ince orantılar sayesinde tamamen aynı şeyleri almış olmamıza rağmen bana nasıl -37.4 milyon fark attığını paylaşacağım..
-Gelin

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder