"Ev"et , "Ev"et sıradaki henüz tamamlanamamış ve hatta gecikmekte olan misyonumuz müstakbelimle bana başımızı sokacak bir çatıcık(!)-heyhaaat ben hiç bu kadar mütevazi oldum mu- bulmak!!! Fakat bu görev, kriterlerimizin nitelik ve nicelikte baya aşmış ve ayrışmış olmasından mıdır nedir henüz sonuçlanamadı.
A. SEVGİLİ MÜSTAKBELİMİN KRİTERLERİ
1) Plazmalarımızı(çokçoğul ekine dikkat) yerleştirecek genişlik, uzunluk ve büyüklükte duvarlar olması
2) Aynı anda hem sağlam bir yemek takımını, hem corner olmayan standart bir koltuk takımını, hem kanepede uyuması garanti kapsamında olan kocacığın asla! hayır! ne munasebet! uyumayacağı iddiasıyla ayaklarını uzatarak oturabilecegi bir lazy boy koltuğu, hem tasarım ünlüsü bir koltuğu ve hem de kendisini ve beni alabilecek büyüklükte bir salon
3) Misafirlerimiz için düşünülmüş bir göçmen bürosu
4) Ankaralı rahatlığından ve emniyetinden olacak dalgın eşin güvenliğinin sağlanacağı kadar güvenlikli bir site
5) 2 araba ve 1 Motor(tekerlekli olanı kastediyoruz)un rahat rahat konabileceği hatta üstüne bide haftada bir yıkanabileceği bir otopark
6) Kira ve aidat

B. SEVGİLİ ŞAHSIMA AİT KRİTERLER
1) Tamam henüz yeni başladığım bu macerada defterimde yalnızca 12 tarif olmasına rağmen her gün yemekler üstüne yemekler pişirip, ziyafetlerden ziyafetler hazırlayıp, bir yemek kitabı bilemedin bir cooking bloguna ilham olacak genişlikte, ferahlıkta, bol dolaplı, user friendly bir mutfak
2) Oh my bu tuvalete daha önce hiç kimse çişini yapmış olmasın hatta eyvahlar olsun diğerini asla aslaaa diyebileceğim gezegendeki enn keskin domestosla, enn oksijenli kosla oxy'yle, ennnn kokulu arap sabunuyla ve hatta kireçle falan temizlemekle geçmez bunlar demeyeceğim kadar yeni, temiz, tertemiz bir banyo
3) Çam-börtü-böcek
4) Doktora tezimi bitirebileceğimi umduğum, bu süreçte, kendimi, evreni, hayatı ve insanlığı sorgulayacağım, duvarları çentiklenebilecek yumuşaklıkta, ölüp ölüp dirileceğim, içimi daraltmayacak bir çalışma odası( bu kalemde hiç kinaye yoktur)
5) Tüm alışveriş merkezlerini sıra halinde dolaşan bir otobüs hattı( ki bu kalemde de hiç kinaye yoktur:))
Aaah belki son kalemden fedakarlık edebilirsem asagidaki evi tutmaya ikna olabilirim, düşünmem lazııııım!

Sevgili müstakbelimin bir keresinde bana yolladığı süpper bir kelime oyunu başyapıtıyla bitiriyorum:
Melih Cevdet'e sormuşlar."evlilik nedir" diye.eskiden demiş, kız tarafının ve oğlan tarafının ailesi biraraya gelir.yeni çiftin kuracağı yuva için beraber hazırlık yapılır,beraberce yeni ev düzülürdü.tabi o zamanlar evler genelde bahçe içinde müstakil evlerdi.o yüzden buna "evlenmek" denirdi.şimdi ise yeni evliler apartman dairelerinde yani katlarda oturuyorlar.bu yüzden artık evlilik "katlanmaktır" demiş.
;))
-Gelin




